İstenmeyenlere düşmek neredeyse hiçbir zaman iletideki sözcüklerle ilgili değildir. Alıcı sunucunun, postanın sizden geldiğini kanıtlayıp kanıtlayamamasıyla ilgilidir. Bu kanıtı üç DNS kaydı sağlar, ve bir tanesinin eksik olması tek başına yeter.
1. SPF — kimin göndermesine izin var
Alan adı üzerinde, sizin adınıza posta gönderen her sunucuyu sayan tek bir TXT kaydı. Yalnızca bir kayıt: iki SPF kaydı, hiç olmamasıyla aynı kapıya çıkar; çünkü alıcı hangisini seçeceğini bilemez.
v=spf1 include:_spf.egphp.com ~all
2. DKIM — her iletiye bir imza
Bir anahtar çifti. Özel yarısı giden postayı imzalar; genel yarısı ise alıcının imzayı doğrulamak için okuduğu bir TXT kaydıdır. EGPNL çifti üretir ve yayımlamanız gereken kaydı size gösterir.
- EGPNL'de Posta'yı açın — Alan adını, ardından DKIM'i seçin.
- Kaydı kopyalayın — Uzundur. Değerin tamamını kopyalayın; DNS sağlayıcınız istiyorsa tırnaklarıyla birlikte.
- Onu yayımlayın — Makine adı genellikle
default._domainkeyolur. - Bekleyin, sonra doğrulayın — DNS bir saate kadar sürebilir. Kayıt dışarıdan görünür olduğunda panel yeşile döner.
3. DMARC — bir denetim başarısız olunca ne yapılacağı
Kararı SPF ile DKIM verir; DMARC ise onlar hayır dediğinde ne olacağını söyler ve alıcılardan geri bildirim ister. none ile başlayın ki posta kaybetmeden raporları okuyabilesiniz.
v=DMARC1; p=none; rua=mailto:dmarc@yourdomain.com
Raporları iki hafta boyunca okuyun. Meşru her gönderici geçtiğinde quarantine'e, daha sonra da reject'e geçin.
Panelden değil, dışarıdan denetleyin
Kendinize ait bir Gmail adresine bir ileti gönderin, açın ve "Orijinali göster"i kullanın. SPF, DKIM ve DMARC'ı PASS ya da FAIL olarak yazar — hem de alıcının bakış açısından; ki önemli olan tek bakış açısı odur.
